San Jose’den beri yol arkadaşım olan Rowan ile Santa Teresa‘dan Montezuma’ya yerel otobüslerle ve çok ucuza geçtik. Otobüs durağından, çok yakındaki otelimize yürürken etraf çok tanıdık göründü. Kaş’ı hatırlattı bana. Sokaklarda bir sürü cici dükkan, el yapımı takıların satıldığı sokak tezgahları ve bir sürü restoran. Oh be dedim, burası bildiğim tür tatil beldesi. Bir an önce eşyalarımızdan kurtulup Montezum’nın arka sokaklarını keşfetmek istiyordum. Otele yakın sokaklar bu kadar doluysa, arka sokaklarda ne keşifler olacaktır, kim bilir!

downtown montezuma

Photo credit: www.anywhere.com/costa-rica/destinations/montezuma

Önceki destinasyonlarımızda kaldığımız yatakhanelerden bunaldığımız için paraya kıyıp, Rowan ile Montezua’da iki geceliğine özel bir oda tutmaya karar verdik. Bir haftada kanki olduk ya, karşılıklı güven dorukta.  Kaldığımız otel odasında kahve makinası, mini buzdolabı ve erişimiz dahilinde bir mutfak olduğu için, kahvaltımızı kendimiz hazırlayıp  odaya ödediğimiz ekstra parayı çıkartabileceğimizi düşündük.

Montezuma Kosta rika

otelin ortak kullanım mutfağında hazırladığımız kahvaltı

Eşyaları odaya atıp hemen iki dakika mesafedeki plaja gittik. Kosta Rika gittiğim diğer pek çok plajda olduğu gibi burada sahile vurmuş dev bir ağaç kütüğü vardı. Üzerine oturup dalgaları seyretmeye başladık. Burası bir kaç gün önce hız botuyla geldiğimiz plajdı. Öğlene doğru gelmiştik galiba. Şimdi akşam üzerine doğru çok farklı görünüyordu. Dalgalar dev ve deniz hiç davetkar değildi. Bir kere daha o botların neden günde bir kere olduğunu ve ne kadar riskli bir iş yaptıklarını anladım.

Montezuma Kosta rika

montezuma plajı

Biz kendi kendimize yeni keşfettiğimiz bilgeliğimizi teali ederken, yanımızda Rasta saçlı genç bir çocuk belirdi. ‘Merhaba kızlar, ben Wilki, nerelisiniz? Türkiye, Hollanda. Aaa süper. Arka bahçeme hoş geldiniz.’ Daha sonra bu ‘arka bahçem’ ifadesini yerel kişilerden tekrar duyacaktık. O anda, yeni arkadaşımız Wilki söylediğinde önemini anlamamıştım ama dikkatimi çekmişti. Neyse, ‘Bakın şu sokak var ya (bizim otelin olduğu sokağı gösteriyor) orada bu gece canlı müzik var. Ben de oradayım. Sokak dolup taşacak. Siz de gelin muhakkak.’ Eyvallah. geliriz. Bakarız. Bye bye.

Montezuma Kosta rika

Photo credit: www.anywhere.com/costa-rica/destinations/montezuma

Bulunduğumuz plajdan 10 dakika yürüme mesafesinde daha büyük bir plaj vardı. Oraya gidelim mi diye düşündük. uzaktan da olsa bir sürü insanın bir noktada ayakta durduğu görünüyordu. Plajın ortasında ne yapıyor olabilirler ki? O bölgenin deniz kaplumbağası yumurtlama alanı olduğunu hatırladık. Ay ne korkunç, insanlar yumurtlayan ya da yumurtadan çıkıp okyanusa ulaşmaya çalışan bebek kaplumbağaları mı izliyorlar? Ama bu çok yanlış değil mi? Olimpos (Antalya, Türkiye)’ta hayatta böyle bir şeye izin vermezler. Ekolojisiyle bu kadar hemhal bir ülke olan Kosta Rika’da nasıl bunu yaparlar? Protesto edelim dedik ve o plaja gitmeyip, kaplumbağaları rahatsız etmemeye karar verdik.

Montezuma Kosta rika

Bir günümüz ve iki gecemiz daha vardı burada. Montezuma’nın ünü şelalelerinden geliyordu. Ertesi gün şelalelere gidecektik. Zaten yeterince plajda oynamıştık Santa Teresa’da.

Montezuma Kosta rika

Montezuma Şelalelerinden biri

Montezuma by Night

Süpermarketten kahvaltılık malzemelerimizi alıp, odaya gidip, akşam yemeği için dışarı çıkmak üzere hazırlanmaya başladık. Montezuma, Santa Teresa’ya göre daha medeni bir yer gibi göründüğü için, cici kıyafetlerimi giyip makyaj yapacaktım! Odaya vardığımızda müzik sesleri, insan sesleri, kahkahalar sokaklardan yükselmeye başlamıştı bile. Yaşasın!  Farklı bir tecrübe! Giyindik, süslendik ve kendimizi Montezuma sokaklarına attık. Maalesef hemececik anladık ki sokaklar diye bir şey yok. Hepi topu birbirine paralel iki, onları da kesen iki sokak var. Göreceğimiz herşey zaten gördüğümüz herşey, bu küçücük alana sıkıştırılmış, acayip turistik ve çok pahalı. Turist kalitesi de Santa Teresa’da görmeye alıştığımız cool ve sakin sörf camiasından çok farklı. Zevzek, zengin, amaçsız, sarhoş, batılı turist kalabalığı. Fosss diye söndük.

Montezuma’nın Kaş değil Side/Alanya (ama çok daha küçük versiyonları) tadında bir yer olduğunu hızlıca anladım. Çok moralim bozulmuştu. Nerede Pura Vida (pür yaşam)? Nerede o Santa Teresa’da hayran kaldığım özentisiz, çabasız rahatlık hissi? Hele yerliler burada o kadar bozulmuş ki. Aynı Türkiye’nin güneyindeki çok popüler tatil beldelerinde olduğu gibi, yerlinin amacı turistten gelen kolay parayı nasıl ve kaça katlayacakları üzerine kurulu. Ama hizmet ya da ürün kalitesini arttırarak değil, ücretini arttırarak.

Montefuma

Montezuma’nın takma adı Montefuma. ‘Fumar’ Latin kökenli, sigara içmek anlamına gelen bir kelime. Meali: illegal olduğu halde Montezuma’da marijuana almak ve içmek çok kolay. Belki de bu yüzden, Montezuma şelaleleriyle ünlü küçük ve sevimli bir tatil kasabası olmaktan çıkmış, ‘yurtdışına çıkınca ben içerim, dağıtırım, saçmalarım, hoyt!’ diyen paralı ve zevksiz insanlarla dolmuş. İçtikçe para harcayan, para harcadıkça herşeyin fiyatını yükselten bu güruh, Montezuma halkının hamurunu bozmuş sanki.

Nitekim Montezuma’nın mevcuz dört sokağında çok pahalı ve çok lezzetsiz bir akşam yemeği yedikten sonra tekrar sahilimize ve sahildeki kütüğümüze döndük. İlerleyen günlerde Kosta Rika’nın doğu yani Karayip sahiline gideceğim için ve orada daha çok Rastafariyan olduğunu bildiğim için orası da Montezuma gibiyse diye endişelenmeye başlamıştım. Tam o sırada bir Rasta amca yanımıza yaklaştı ve direkt konuya girdi. ‘Selam kızlar, marijuana, kokain, ne istersiniz?’.

Bismillah. ‘Yok istemeyiz sağol, iyiyiz böyle.’ Adam epey sarhoş ve birşey almak istemediğimiz için artık sinirli bir şekilde ‘Neredensiniz siz bakiim?’ ‘Hollanda, Türkiye’. Birşeyler mırıldandı, bir şeyler daha dedi ama tam anlamadık, elini sıkmak üzere Rowan’a doğru uzattı. Rowan o noktada acaba elinde bir uyuşturucu var ve benim elime onu koyarsa benim almam gerecek mi diye düşünüp adamın elini sıkmadı. Bunun üzerine sarhoş Rasta koptu ve bize hakaret etmeye başladı. Laflarının arasında ‘arkama bahçeme gelmiş …..lar elimi bile sıkmıyor, burası benim arka bahçem’ falan demeye başladığında ‘arka bahçe’ kavramının bu kültürde önemli olduğunu anladım. Yerel insanlar kendi ülkelerinde, kimi turistlerin davranışlarından aslında çok memnun olmadıkları halde onlara birşeyler satarak geçindikleri için, garip bir ruh halinde olabileceklerini düşündüm. Beyaz insanlar tarihlerinde hep o bölgeleri talan ettikleri için, bugün kültürlerarası daha farklı gibi görünen bir ilişki olsa da, özellikle toprağın yerlileri, zaman zaman kendi ülkelerinde ikinci sınıf insan muamelesi gördüklerini düşünüyor olabilirler. Bir de bu amca hem ‘her türlü sarhoş’, hem bizden para kazanamadı, bir de elini sıkmıyoruz, onun kafasında büyük hakaret olabilir.

Neyse hemen Türkiye’den edindiğim bilgi ve görgü sayesinde ihtiyaç anında beynimdeki canı kırıp ‘Ayıya Dayı Deme Modu’na girdim. ‘Gel kardeş, haklısın, özür dileriz’ dedim ve elimi uzattım ona. Sıkı sıkı elini sıkıp filmlerde gördüğüm daha uzun el sıkışma numaralarını da yaptıktan sonra Rowan’ı dürttüm, o da elini uzattı. Ben adama laf  kalabalığı yapmaya devam ediyorum: ‘Abicim, tabii ki burası senin arka bahçen. Bizim de arka bahçeni ziyaret etmemize izin verdiğin için teşekkür ederiz. Burası harika. Pura Vida. Ne kadar güzel. Amanın…’ Neyse bizi rahat bırakıp plajın öteki tarafına doğru sallanarak uzaklaşmaya başladı. Bize yönelik küfürlerini hala duyuyoruz. Arada bi gönüp bize bakıyor. Rowan gidelim buradan dedi. Yok dedim şimdi gidersek adam kazanır, o zaten uzaklaşıyor,en azından 1-2 dakika daha burada kalmamız lazım. Yoksa herkese bunu yapabileceğini ve korkutarak kaçırabileceğini düşünür. Oturalım dedim. Ve oturduk. Manzara harika, hava bal gibi ama Montezuma ile ilgili hissiyat giderek daha kötü oluyor. Neyse ki zaman içinde edindiğim farklılıklara hızlı adapte olma becerim ve yeri geldiğinde devreye giren alfa köpek beynim bugünü şimdilik kurtardı.

downtown Montezuma Kosta rika

donaldgraham.com fotoğraflarından ilhamla bir rasta kolajı

Odamıza gittiğimizde, tanıştığımız diğer Rasta’nın bahsettiği partiyi balkonumuzdan izleyebileceğimizi farkettik. İnsanlarla tanışma şevkimiz kırıldığı için kimsenin bizi görmediği karanlık balkonumuzdan canlı müziği dinleyip, partiyi izledik. İşte o zaman herşeyi daha iyi anladım. Sarhoş ya da kafaları iyi turistler çakır keyiften zombiye doğru hızla geçiş yapıyorlar. Yerel erkekler sörfçü vücutları ve rasta stilleriyle duvar kenarına konuşlanmış bir panter gibi etrafa saçılmış geyik yani turist sürüsün hangi üyesini avlayabileceklerini gözleriyle tartıyorlar. Tüm mekanlar çok pahalı olduğu için barlara girip içki alıp, ‘merhaba canım, nasılsın? neredensin?’ olaylarına giremiyorlar. Ama çözüm kolay, bir mekanda canlı müzik olunca ses sokaktan da duyuluyor. Biralarını bakkaldan alanlar sokağı kokteyl parti gibi doldurup, müziği dinleyip, dans etmeye başlıyorlar. Onları gören turistler de sokağa taşmaya ve onlara katılmaya başlıyor. Conga (Küba kökenli tek kafalı bir vurmalı çalgı) çalan biri de müziğe katkılarını sokaktan yapınca, oluyor bir sokak partisi. Bizim Wilki’yi izliyorum yukarıdan kendinden iki kafa uzun sarışın kızla konuşurken beline sarılmaya başlıyor. Gerisi nasıl gidiyor biliyorsunuz. İlerleyen günlerde zaten öğreniyorum ki Costa Rika’nın seks turizmi çoklukla yaşça büyük beyaz kadınların genç yerel erkeklerle birlikte olması. Alanya ve Side’ye benzettiğimi söylemiş miydim? Bu film size de tanıdık geliyor mu?

Montezuma Şelaleleri

Ertesi gün şelalelere gittik. Üst üste olup, birbirini besleyen üç şelaleye dik bir ormana tırmanarak ulaştım.  Şelalelerin altındaki küçük göllerde yüzdüm. Çok mesuttum. Bacaklarım uzun zamandır hiç o kadar zorlanmamıştı. Tırmanış parkurunda geçilmesi imkansız bazı alanlara ağaçlardan sallanan düğümlü halatlar eklemişler. Onlara ve toprak dışına çıkmış ağaç köklerine tutunup bir üst kademeye geçmek çok zevkliydi. Kosta Rika ile ilgili en güzel şeylerden biri, doğa bu kadar zengin olsa da etrafta sürekli üzerinize tırmanan, uçan, konan rahatsız eden böcek pek yok.

Montezuma Kosta rika

 

Ayrılan Yollar

Montezuma’da son akşamımızı Rowan ile birlikte geçirip, onu ertesi sabah 5’te yolcu edip sonra ben de yoluma solo devam edecektim. Bu kadar kısa bir sürede tanıdığım biri olduğu halde ilk kez gittiğimiz bir ülkede birbirimizle tanışmamız ve birlikte seyahat etmemiz ikimize de iyi gelmişti. Her ayrılık zor olur. Bu da aynen öyle oldu.

Montezuma Kosta rika

 

Benim için bir sonraki durak Kosta Rika’nın Karayip sahili.

Yola devam.

Live Love Thank. Yaşa, Sev, Şükret çünkü biri olmadan diğerleri olamıyor.

Montezuma Kosta Rika

Montezuma’dan ayrılırken bu harika uyarıları asıyorlardı.

Montezuma Kosta rika

Montezuma haritası, Kosta Rika

 

Santa Teresa’da Sörf Zamanı