Yaz bitmeden, arabayla 3-4 gün kaçabileceğiniz, denize girip güneşleneceğiniz, istediğinizde hoş bir ‘beach club’ ortamında rahat koltuklarda oturup, içeceğinizi yudumlayıp, kalamarınızı yerken harika müzikler dinleyebileceğiniz bir yer var desem, inanır mısınız? Bununla kalmayıp, üyelik, giriş ücreti ya da fahiş fiyatlar yok desem, okumaya devam eder misiniz?
O zaman buyrun, Gökçeada, Yıldızkoy Arkadia Kamping’e!

Yıldızkoy Arkadia Kamping

İlk kez bu yıl çadır kurduğumuz Yıldızkoy Arkadia Kamping, mitolojik adının da önerdiği gibi doğayla pastoral bir uyum içinde, minik ve alternatif bir cennet. Linki de burada: yildizkoy.com

Yıldızkoyu adanın kuzeyinde Kaleköy’e çok yakın. Ada merkezine arabayla 5 dakika, feribot iskelesine 15 dakika uzaklıkta.

Denizi o kadar dokunulmamış ve güzel ki sualtı milli parkı ilan edilmiş.

Gokceada Sualtı Milli Parki, Gökçeada'da kamp yerleri, 2016

Gokceada Sualtı Milli Parki

Yıldızkoyu’nda iki işletme var. Biri muhtarlığın kahvesi (5 TLye sattıkları Türk kahvesi çok lezzetli) diğeri de eskiden Kürt İdris’e ait olan bir ‘disko’nun yerine kurulmuş olan Yıldızkoyu Arkadia Kamping.

Plaja bakan kısmında setler halinde yükselen iki geniş bahçeden oluşuyor. Köşede bar var. Müzik yayını buradan yapılıyor. Ses sistemi gayet iyi.

Yıldız Koy Barı Gökçeada'da Kamp yerleri

Yıldız Koy Barı

Birbirinden çok iyi mesafelerle ayrılan, üzerinde davetkar ve rahat minderler olan ahşap koltuklar, sehpalar ve büyük, bez, gölgelik şemsiyeler var. Barın önünde bir kaç ahşap masa ve sandalye de var.

Yıldız Koy. Barındaki dinlenme alanı. Gökçeada'da Kamp yerleri

Yıldız Koy barındaki dinlenme alanı.

Popomuzun rahatı, keyfimizin ısrarı ve yapacağımız iş doğrultusunda, mekanın sahibiymişiz gibi neredeyse tüm oturma seçeneklerinden yararlandık. Laptopumuzda yazı yazarken ya da video yaparken masalarda, muhabbet ya da keyif yaparken koltuklarda yayıldık.

Hemen her saat devam eden müzik hem tatil kafasını tamamladı hem de iş kafasına ilham verdi. Çalan parçaları tanımak ve sonra kendi ‘playlist’lerimize eklemek için Shazamlayıp durduk.

Gündüzleri gittik denize girdik, geldik duş aldık, tuvaletleri kullandık, yedik, içtik.

Kamp alanına da kendi çadırımızı kurduğumuz Yıldızkoy’da, geceleri yine müzik eşliğinde koltuklara yayılıp ışık kirliliğinden uzak, 180 derecelik berrak gök kubbede Samanyolunu, Büyük Ayıyı, Küçük Ayı, Vega ve Umur’un tane tane adlarıyla hitap ettiği tüm yıldızları seyrettik.

Bu arada tüm bu aktiviteleri çakıllı plajdaki şezlongların üzerine yatarak, sevdiğinize sıkı sıkı sarılarak da yapabilirsiniz.

Serviste çalışan kimse bizi boğup ‘Ne istersiniz? Burada yeterince oturdunuz, hadi bir şey tüketin’ demeden ya da böyle hissettirmeden mekanın tüm imkanlarından kendi ritmimizde yararlanmamıza izin verdi.

Özetle, Yıldızkoy Arkadia’da kendimiz çok rahat hissettik.

 

Gelelim Yıldızkoy’unun doğal harikalarına:

Yıldız koyu kayalıkları. Gökçeada'da kamp yapılacak yerler.

Yıldızkoyu kayalıkları.

Denizi çerçeveleyen kayalar o kadar ilginç ki, şu anda devam eden Olimpiyat ruhundan ve Yunan mitolojisinden esinlenirsek, tanrılar disk ve gülle atma sporunu dev kayalarla ilk kez bu kıyılarda yapmış olabilir diyebiliriz. Eminim jeolog arkadaşlarım daha bilimsel ve mantıklı bir şekilde bu oluşumu anlatabilir ama ben koydaki ilginç kaya formasyonlarının üzerinde keçi gibi zıplayarak farklı fantezilere yelken açtım, sizinle onları paylaşmayı tercih ederim.

Yıldız koyun patikası. Yıldız Koy

Yıldızkoy’dan Mavi Koy’a giden patika. Gökçeada

Rüzgarsız ve dalgasız zamanlarda cam netliğinde, çarşaf düzlüğünde, turkuaz mavisi rengi ve balık çeşitliliğiyle, içinden çıkmak istemeyeceğiniz mükemmellikte olan Yıldızkoyu denizi, bizim ziyaretimiz sırasında rüzgarlı ve dalgalıydı. Yine de Ağustos’un sıcak günlerinde, kayaların üzerinde cızbız olduktan sonra deniz maskesi ve şnorkelinizle kendinizi koyu mavi sulara bıraktığınızda manen ve bedenen yaşadığınız haz paha biçilmez. Kıyıdaki kayaların üzerinden çivileme, balıklama, bomba ve türevi atlayışlarla kendinizi sulara bırakmak, o çocukluk zevklerini hatırlamak, oyunla karışık yaramazlık hislerine teslim olmak büyük bir kazanç!

Yıldız koyun dikenleri

Yıldızkoyun dikenleri

Yeterince çocuk oldunuz, şimdi biraz daha ‘cool’ ve yetişkin mi olmak istiyorsunuz? O zaman kayaların üzerinden Mavi Koy’a doğru biraz daha yürüyün ve doğanın sizin için hazırladığı sığ havuzlarda minik karideslerle, yengeçlerle yüzün. Duvar gibi yükselip rüzgarı kesen kayaların üzerindeki su yansımalarına dalıp gidin.

Çok dalarsanız benim gibi Bergman’ın ‘Persona kafalarına bile gelebilirsiniz. Ama o da müthiş. Telefonun, internetin çekmediği o rüzgarlı koyda, şehirden ve kendi sıkıntılarınızdan öyle bir uzaklaşıyorsunuz ki felsefi, varoluşçu kişilik bölünmeleri bile yaşayabilirsiniz! Ya da bu ilhamla güzel yazılar yazıp, resimler çizip, filmler yapabilirsiniz!

Daha ne diyim, nasıl anlatayım bilemiyorum.

Gidip görmeniz, yaşamanız, tecrübe etmeniz gerekir diyorum.

Boğucu şehir hayatından kaçmak mı istiyorsunuz?

Bildiğiniz düzene isyan etmek mi istiyorsunuz?

Telefonlarınıza köle olmadan bir kaç gün yaşamak mı istiyorsunuz?

Ama biraz deniz, biraz güneş de olsun yanında mı diyorsunuz?

Yıldızkoyu aradığınızdan fazlasını size sunabilir.

Yıldız koyu Gökçeada, Yıldızkoy

Yıldız koyu Gökçeada

Gülsemin, Levent ve Zeynep’in üç arkadaş olarak kalplerini, emeklerini, tüm sevgi ve enerjilerini akıttıkları ve beş yıldır işlettikleri Yıldızkoy Arkadia Kamping’e yaz sezonu bitmeden gidin derim.

Konaklamak için websitesinden daha detaylı bilgi edinebilirsiniz ama hızlı referansınız için: Kendi çadırınızı kurarsanız kiş başı 30 TL, kahvaltı 20 TL, mekanın rahat konforlu, nevresimli çadırları kahvaltıyla birlikte kişi başı 70 TL, bira (50lilik) 12 TL, kalamar 25 TL. Yakındaki Yeni Bademli köyünden kahvaltılık malzemeleri kendiniz alıp, kahvaltıyı çok daha ucuza da getirebilirsiniz. Gökçeada’da kamp yapmakla ilgili daha fazla bilgi için Umur’un yazısına göz atın. (2016 yaz fiyatları)

Çoğumuzun hayalini kurduğumuz ‘hadi arkadaşlarla bir sahil kasabasında bir mekan işletelim’ fantezisinin çok meşakkatli ama çok keyifli bir uygulamasını deneyimleyip desteklemenizi hararetle tavsiye ederim.

Bakalım sizin hayatınızda nasıl izdüşümleri bırakacak!

Live, Love, Thank. Yaşa, Sev, Şükret. Çünkü biri olmadan diğerleri olamıyor.